My Portfolio
Makale
Okumak İçin Aşağı Kaydırın

KISA ÇALIŞMA UYGULAMASINA İLİŞKİN TEMEL BİLGİLER

KISA ÇALIŞMA NEDİR ?

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek-2’nci maddesine göre kısa çalışma; genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere uygulanan bir çalışma biçimidir.

KISA ÇALIŞMANIN KAPSAMI

Kısa çalışma uygulaması da hayatımıza ilk girdiğinde, 4857 sayılı İş Kanunu ile düzenlendiği için sadece İş Kanunu kapsamında yer alan işyerleri için uygulanabiliyordu. 2008 yılında hem dünya genelinde hem de ülkemizde yaşanan büyük ölçekli genel ekonomik krizin etkilerini azaltmak amacıyla, kısa çalışma uygulaması İş Kanunu’ndan çıkarıldı ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek-2’nci maddesinde yeniden düzenlendi. Böylece kısa çalışmanın uygulama alanı bir anda İş Kanunu’nun kapsamından İşsizlik Sigortası Kanunu’nun kapsamına geçiş yaptı ve İş Kanunu’na tabi işçiler yanında Deniz İş Kanunu’na tabi gemi adamları ile Basın İş Kanunu’na tabi gazeteciler de kısa çalışma kapsamında alındı.

KISA ÇALIŞMA NEDEN VAR ?

Çünkü kısa çalışma her şeyden önce bir tür ‘tedbir’ uygulamasıdır ve geçicidir. Amacı; genel, sektörel ya da bölgesel nedenlerle veya zorlayıcı bir sebeple girilen bir krizin parçası olan işyerine destek olmak ve işçi çıkarmadan bir süre idare etmesini sağlamaktır. Böylece kriz sona erdiğinde mümkün olduğunca az zararla yola devem edilebilmesi amaçlanır. İlk bakışta işverene verilen bir destek gibi görünen kısa çalışma, aynı zamanda işçilere yapılan çok büyük bir desteği de barındırır. Çünkü kısa çalışma yapılan işyerinde devletin sağladığı destek, şartları uyan çalışanlara kısa çalışma ödeneği ödemek ve çalışamadığı bu dönemde işçiye maddi destek sağlamaktan ibarettir. Bunun sonucu ise, hem işverenin çalışmayan ya da az çalışan işçisinin tüm maaşını ödemesinin önüne geçmek hem de işçinin çalışmadığı halde maaşının en azından bir kısmını almaya devam etmesini sağlamaktadır.

Kısa çalışma uygulaması 2003 yılında mevzuatımıza girmeden önce, yaşanan geçici krizlerde işverenlerin ilk tepkisi çalışanlarını önce ücretsiz izne çıkarmak sonrasında ise işten çıkarmak şeklinde gelişiyordu. Hatta işçinin rızasının alınmasının gerektiği ücretsiz izin uygulamasına, matbu formların işçilere zorla imzalatılması yoluyla cebren geçiliyordu. İlk bakışta acımasız görünen bu uygulamalara işyerlerinin bir tercih olarak değil, ayakta kalmak adına son çare olarak başvurduğu hatırda tutulmalıdır. Bu tür uygulamaların sonucu ise hem çalışanın temel geçim kaynağı olan ücretini kaybetmesine rağmen yerine başka bir gelir ikame etmemesi hem de işyerinde çalışma barışının bozulması oluyordu. Bütün bu hususlar göz önüne alındığında kısa çalışma uygulamasının aşağıdaki temel amaçları gerçekleştirmek amacıyla var olduğunu söyleyebiliriz:

Ücretsiz izin gibi işçinin çoğu zaman rızası dışında gerçekleşen uygulamaları engellemek, istihdamın kesintisizliğini sağlamak, işçinin ücretinin en azından belirli bir kısmını güvence altına almak.

Kısa çalışmanın sağladığı doğrudan ve dolaylı faydalar ise şu şekilde sıralanabilir:

İşverenler içinde bulundukları krizi ya da zorlayıcı sebebi daha hafi atlatır. İşten çıkarmaların ve ücretsiz izinlerin meydana getireceği sosyal sorunlar hafifler. İşçinin geçici kriz döneminde dahi ödenek alması sağlanır. İşsizlik oranının artması engellenir. İşyerleri açık kalmaya devam edeceği için ülke ekonomisinin büyümesine ya da küçülmemesine katkı verir.

Görüleceği üzere hem bireysel hem de sosyal sonuçları bakımından kısa çalışmanın çok önemli faydaları vardır ve bu uygulamanın hem çıkış nedeninin hem de amaçlarının öğrenilmesi, konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

İŞYERİNDE OLUŞMASI GEREKEN ŞARTLAR (BAĞIMLI ŞARTLAR)

İşyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması ve işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen ve geçici olarak durdurulması.

HAFTALIK ÇALIŞMA SÜRESİNİN ÖNEMLİ ÖLÇÜDE AZALTILMASI

Halen yürürlülükte olan Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmeliğin 3’ncü maddesinde bu oran ‘en az üçte bir ‘ olarak tanımlanmıştır.

KISA ÇALIŞMANIN SÜRESİ

Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmeliğin 3’ncü maddesine göre kısa çalışma uygulamasının süresi 3 ayı geçmemektedir. Fakat İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek 2’nci maddesine göre kısa çalışma ödeneğinin süresi 6 aya kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir. O halde yasa gereği en çok 3 ay sürebilen kısa çalışma uygulamasının, Cumhurbaşkanı kararıyla en çok 6 ay daha uzatılması mümkün olacaktır.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ MİKTARI

Kısa çalışma ödeneğinin miktarı 2003 yılında kısa çalışmanın ilk kez düzenlendiği 4857 sayılı İş Kanunu döneminde ve 2008 yılında yürürlüğe giren 4447 döneminde işsizlik maaşının miktarı iken, 2011 senesinde 4447 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle miktar arttırılmıştır.

2011 öncesi uygulamada işsizlik ödeneği kadar olan bu miktar, günümüz işsizlik maaşı miktarıyla çalışanın brüt ücretinin %60’ıdır. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, 4857 sayılı Kanunun 39’uncu maddesine göre 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının %150’sini geçemez.

O halde kısa çalışma ücreti için doğal olarak belirlenmiş bir alt ve bir de üst sınır olduğu ortaya çıkar. 2020 asgari ücret rakamlarına göre kısa çalışma ödeneğinin alt ve üst sınırları aşağıdaki gibidir:

KÇÖ alt sınırı 58,56 TL ve aylık 1.765,80 TL KÇÖ üst sınırı 147,15 TL ve aylık 4.414,50 TL

(*2020 asgari ücreti doğrultusunda hesaplanmıştır.) Yukarıdaki ödemelerden damga vergisi kesilecek ve başkaca kesinti olmadan işçinin hesabına KÇÖ gönderilecektir.

KAYNAKÇA

* Mustafa Baysal , 2020 , Covid – 19 Özel Bölümüyle Kısa Çalışma Rehberi

* Doç. Dr. Resul Kurt , Mayıs 2020 , 250 Soruda Koronavirüs (Covid–19) Sürecinde İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

* Nevzat Erdağ , 2020 , İş Hukuku Serisi Covıd – 19 Korona Virüs Salgının Türk İş Hukuku’ndaki Yansımaları İhtilaf ve Çözüm