My Portfolio
Makale
Okumak İçin Aşağı Kaydırın

BANKA SÖZLEŞMELERİNDE GENEL İŞLEM ŞARTLARININ DENETİM AŞAMALARI

GENEL İŞLEM ŞARTLARI

Genel işlem koşulları 6098 sayılı TBK’nın 20-25 maddeleri arasında düzenlenmiş olup, 1 Temmuz 2012 tarihinde TBK yürürlüğe girmeden önce mevzuatımızda genel işlem şartlarını düzenleyen hükümler bulunmamaktaydı.

TBK m. 20 hükmünde ‘Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir’ şeklinde tanımlanmıştır.

Günümüzde işletmelerin sunduğu mal ve hizmetlerin benzer hale helmesinin bir sonucu olarak, bu mal ve hizmetlerde standart düzenlemeler yapma ihtiyacı doğmuş olup, zaman ve emek tasarrufu sağlamak, ortaya çıkabilecek problemleri de en aza indirmek amacıyla standart sözleşmeler kullanılmakta ve bu sözleşmelerin içeriğini oluşturan genel nitelikli kayıtlar da genel işlem şartı olarak adlandırılmaktadır.

Bankacılık işlemlerindeki çeşitlilik, bu hizmetlerin toplumun tüm kesimlerine ulaştırılması gerekliliği, söz konusu işlemleri hızlandırmak, standartlaştırmak ve riskleri asgariye indirmek amacıyla genel işlem şartı içeren tip sözleşmeler bankacılık alanında oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Bankalar tarafından yapılan tüm akdi düzenlemelerde bulunan faiz, komisyon, banka sözleşmelerinin kesin delil niteliği vb. kayıtlar, bankalarca kendi uzman personeline tek taraflı ve soyut ilişkiler göz önünde tutularak hazırlatılan ve dolayısıyla banka müşterisinin üzerinde tartışma imkanının olmadığı standart düzenlemelerdir.

Banka genel işlem şartları, metinleri önceden banka tarafından matbu olarak hazırlanmış, banka ile hukuki işlem yapan müşteriye sunulan, tek taraflı olarak müşterinin imzasını taşıyan veya müşterinin zımmen kabulüne mazhar olan, banka ile müşteri arasında geçerli olacak hesap ile kredi şartlarını ve işlemlerini gösteren kuralları içeren metinlerdir.

BANKA SÖZLEŞMELERİNDE GENEL İŞLEM ŞARTLARININ DENETİM AŞAMALARI

1. Genel Olarak

Kanunkoyucu tarafından genel işlem koşulu içeren sözleşmenin zayıf durumda bulunan tarafını bu koşulları empoze eden güçlü tarafa karşı korumak amacıyla genel işlem koşullarına ilişkin hükümler konulmuştur. Genel işlem koşulunu düzenleyen kurallar hukuki niteliği itibariyle emredici olup, amaçları karşı tarafı korumaktır ve bu kuralların aksi kararlaştırılamaz. Sözleşme özgürlüğü kavramının önemi ve adalet anlayışı dikkate alınarak, bu çerçevede, ticari ve toplumsal ilişkilerin vazgeçilmez unsuru haline gelen genel işlem şartlarının ön incelemelere tabi tutulması ve içeriklerinin daha sıkı denetlenmesi, bu kayıtların geçerli olarak varlık kazanıp kazanamayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Koruma amaçlı bu kurallar, uyuşmazlık anında hakime, genel işlem koşullarını denetleme yetkisi vermektedir. Bu hükümler uyarınca yapılacak denetim yürürlük denetimi, yorum denetimi ve içerik denetimi olmak üzere üçe ayrılmaktadır.

2. Yürürlük (uygulama) Denetimi

Denetim aşamasının ilki olan yürürlük denetiminde genel işlem şartının sözleşme içeriğine dahil olup olmadığı, sözleşmenin bir parçası olup olmadığı araştırılır. Bu aşamada özellikle şaşırtıcı koşullar sözleşmenin dışında tutulur. İnceleme konusu standart kaydın sözleşmenin içeriğini oluşturmadığı sonucuna varılırsa, artık söz konusu genel işlem şartını içeren sözleşmenin yorum ve içerik denetimine tabi tutulup bu kayıtların Borçlar Kanunu’ndaki geçerlik süreçlerinden geçirilmesine gerek kalmayacaktır.

TBK m. 21 uyarınca ‘Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır’ şeklinde açıklanmıştır. Buradaki yazılmamış sayılmadan maksat yokluktur.

Örneğin; ikamet mahkemesinin yetkisini kaldıran kayıtlar, kredi sözleşmelerinde yer verilen, kredi kurumunun dilediği anda hiçbir gerekçe göstermeksizin hesabı kat edeceği, ilişkiye son vereceğine ilişkin hükümler de olağandışı olduklarından yazılmamış sayılacaktır. Cari hesap şeklinde işleyen bir kredi işleminde, ipoteğe ilişkin metnin içine örtülü olarak konulmuş olan bir kefalet yüklenimi olağan dışı bulunmuştur.

TBK m. 22 uyarınca ‘Sözleşmenin yazılmamış sayılan genel işlem koşulları dışındaki hükümleri geçerliliğini korur. Bu durumda düzenleyen, yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremez.’

Bu konuda genel işlem şartlarını koyan tarafa sözleşmeyi tamamen hükümsüz kılma imkanı tanınmamıştır.

3. Yorum Denetimi

Yürürlük denetimi aşılıp genel işlem şartının sözleşmenin içeriğinden olduğuna karar verilmesi durumunda, ikinci aşama olarak bu hükümlerin yorumuna geçilir. Genel işlem şartlarını hazırlayan bunları anlaşılır ve birden fazla yoruma imkan tanımayacak şekilde hazırlamalı, anlamları belirsiz, şüpheli olmamalıdır. Teknik kavramlar, orta zekalı bir tüketici tarafından da anlaşılabilecek şekilde düzenlenmeli ya da anlaşılacak şekilde izah edilmelidir.

TBK m. 23 uyarınca ‘Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır.’

Aksi halde açık, anlaşılır olmayan, birden çok anlama gelen, çelişkili genel işlem koşulları, onu düzenleyenin aleyhine olacak şekilde yorumlanacaktır. Örneğin düzenleyen, aynı konuda özel hükümler varken, bir de genel işlem koşulu koymuşsa, genel işlem koşulu özel koşulla çeliştiği için uygulanmayacaktır.

4. İçerik Denetimi

Üçüncü aşama olarak hakim tarafından yapılacak içerik denetiminde, sözleşmedeki emredici hukuk kurallarına aykırı hükümler geçersiz sayılacaktır. Genel işlem şartlarının kişisel özgürlükleri kısıtlamaması, işletmenin kendisine tanınan takdir hakkını MK m. 2 dürüstlük kuralına uygun olarak kullanması gerekir.

İçerik denetimi TBK m. 25’te düzenlenmiş ve bu hüküm uyarınca ‘Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.’ Bu hükmün yaptırımı TBK 27/II uyarınca kesin hükümsüzlük olarak düzenlenmiştir. Buna göre ‘Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.’

Bu durumda sözleşme tümüyle geçersiz olmayacaktır. İptal edilen hükümler tarafların iradeleri ile doldurulamaması halinde hakim bu boşluğu, tarafların sözleşme yapılmasındaki gerçek iradeleri, hak ve nesafet kurallarını gözeterek dolduracaktır.

Yasanın kesin bir biçimde uyulmasını emrettiği ya da herhangi bir davranış biçimini kesin bir biçimde yasakladığı normlar dışında kalan alanlarda Borçlar Hukukunun temel ilkesi olan sözleşme özgürlüğü ilkesi geçerlidir ve taraflar hukuki işlemlerin tabi olduğu sınırlamalar içinde kalmak koşuluyla bu alanları özgür iradeleriyle düzenleyebilirler. Genel işlem şartı içeren sözleşmeler de diğer hukuki işlemler gibi Borçlar Kanunu’nda düzenlenen ve sözleşme özgürlüğünün sınırlarını teşkil eden genel sınırlamalara tabidir ve ancak bu sınırlar içinde kalmak kaydıyla hak ve borç doğurucu etki meydana getirebilir. Bütün sözleşmeler gibi banka sözleşmeleri de hukuk düzeninin emredicilik atfettiği normlara uygun olmak zorundadır.

Banka sözleşmelerinde bulunan sorumsuzluk kayıtları, bankanın, sözleşmenin işleyişi esnasında müşterinin uğrayacağı zararlardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı veya yalnızca “kastından” sorumlu olacağı yönündeki kayıtlar, borçlunun tüm maaşının, kendisinin bankaya olan borçlarına mahsup edileceğine yönelik akdi düzenlemeler açık yasal hükümler karşısında kesin hükümsüz kabul edilmelidir.

Sözleşmelerde haksız şart niteliğinde olan, kelepçeleme, köleleştirme, zayıf tarafın kişiliğini, ekonomik varlığını, toplumdaki şerefini, itibarını kaldırmak suretiyle kişisel özgünlüğünü ortadan kaldırıcı, bir tarafın taahhüt ettiği edimlerle diğer tarafa ahlaka aykırı bir biçimde bağlanmasına neden olan hükümler hakim tarafından yapılan içerik denetimi sonucunda geçersiz sayılabilir. Ancak her borç ilişkisinde tarafların özgürlükleri bir ölçüde sınırlandırılmaktadır. Bu nedenle, ekonomik faaliyet özgürlüğünün sözleşme ile sınırlandırılmasının ahlaka aykırı sayılabilmesi için bu durumun, sözleşen tarafı ekonomik varlığının yok olması tehlikesi ile karşı karşıya bırakması, onu mutlak surette alacaklının vesayetine sokması, ekonomik faaliyetini felce uğratması gibi çok ağır artların varlığı gerekmektedir. Bu nedenle bu ağır koşulların varlığının titizlikle incelenmesi ve ahde vefa kuralının da zedelenmemesi gerekmektedir.

Genel işlem koşullarını, içerik denetimi yaparak hakim denetler ve yeri geldiğinde sözleşme tarafını dürüstlük kuralının gereklerine aykırı olarak ölçüsüz şekilde mağdur eden kayıtları geçersiz sayabilir.

KAYNAKÇA

Bilgen, Mahmut, Banka Hukukunda Sözleşmeler, Uyuşmazlıklar ve Hukuki Sorumluluk, Ankara 2011.

Eren, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2015.

Kaplan, İbrahim, Banka Sözleşmeleri Hukuku, Ankara 2020.

Yalçın, Onur, Banka Kredi Sözleşmelerinde Genel İşlem Şartlarının Geçerliliği, Ankara 2006.

Yavuz, Nihat, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Cilt I, Ankara 2013.