My Portfolio
Makale
Okumak İçin Aşağı Kaydırın

MARKA HAKKINA TECAVÜZ SUÇUNDA İKTİBAS VE İLTİBAS KAVRAMI

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 30. Maddesi “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”

Markanın SMK 30 anlamında suç konusu olabilmesi için;

1- Markanın tescilli olması,

2- Bu tescilin Türkiye’de olması gerekmektedir.

Bu durumu izah ettikten sonra sırasıyla iktibas ve iltibas kavramları açıklayıp örneklendirmek isteriz.

İktibas Kavramı

İktibas kelimesi TDK’de “ödünç alma”, “ödünç alınan şey” ve “alıntı” olarak tanımlanmıştır. Marka hukukunda iktibas kavramı ise suça konu olabilecek tescilli bir marka ile ayniyet bağı kuran işaretlerin, suça konu eşya veya ürün vesaire üzerinde kullanılması olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımın geldiği hukuki mevzuat ise Sınai Mülkiyet Kanunu’nda bulunan 7/2-a maddesindeki “Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması” düzenlemedir. Dolayısıyla tescilli bir markaya ait işaretin aynısının, izinsiz şekilde söz konusu markanın tescilli olduğu mal veya hizmetlerde kullanılması marka hakkına iktibas fiiliyle tecavüz suçunu oluşturacaktır.

İktibas Halleri ve Ortaya Çıkış Şekilleri

İktibas ilişkisi iltibasa göre ispatı daha kolay bir haldir. Zira iktibas hususundaki en önemli kriter, tescilli markaya ait mal veya hizmetlerdeki işaret ile suça konu fiildeki işaretin aynı olup olmadığıdır. Ayrıca alıcı kitlesinin bunları karıştırıp karıştırmayacağı konusu ele alınmaz. İşaretler arasındaki benzerliğin tespiti konusunda, sınırlayıcı bir sayım olmamakla beraber, önem arz eden başlıca halleri aşağıda sıralayacağız.

a. Mevcut Olan İşarete Ekleme veya Çıkarılma Yapılması.

Tescilli markanın halihazırda kullandığı işarete birtakım ekler yaparak, markanın işaretinin aynen kullanılması genel olarak iktibas eyleminin varlığına işarettir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta; sonradan ekleme yapılarak oluşturulan işaretin, tescilli marka ile aynı mal veya hizmeti çağrıştıracak şekilde ekonomik olarak bağlantılı olmasıdır. Örneğin; Sirke İstanbul adında konusu sirke satım işi olan bir marka olduğunu düşünelim. Bu markanın görseli aynı kalıp, salt başında yer alan “Sirke” ifadesine yapılacak ekleme ile “Sirkeci İstanbul” şeklindeki işaret ile satılacak sirkeler iktibas suretiyle marka hakkına tecavüz eylemini oluşturacaktır.

Bu konuda Yargıtay 11. H.Dairesinin 20.02.2007 Tarihli 2005/11912 E. 2007/3207 K. sayılı ilamında tescilli “BUFFALO” markası ile “BUFAALO” işaretinin iktibas yaratacak düzeyde birbiriyle benzer olduğuna hükmeden yerel mahkeme kararını onamıştır.

b. Tescilli Markadaki İşaretlerin Boyutlarıyla veya Renkleriyle Oynanması

1. Mevcut ve geçerli bir asıl borç olmalıdır.

Buradaki durum ise tescilli markaların sahip olduğu işaretlerin boyutlarının veyahut renklerinin değiştirilerek kullanılması şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Tescilli markalarda yer alan renk veya marka çizimlerinin o markanın ayırt edici ya da markayla özdeşlesen bir unsuru olarak kullanıldığı durumlarda, bu renk ya da çizimlerin değiştirilmesi iktibas fiili olarak algılanabilecektir.

Örneğin; bir giyim markasındaki kedi şeklinin farklı renklerde kullanılması durumunda iktibas fiilindeki aynen kullanım olacaktır. Yine ayırt edici unsur olan bu işaretin değişik ebatlarda başkaları tarafından kullanılması durumunda da aynı sonuca ulaşılacaktır.

İltibas Kavramı

İltibas kelimesi TDK’de “andırışma” olarak açıklanmıştır. Andırış ise “İki şey arasında bazı noktalardaki uygunluk, benzerlik durumu, temsil” olarak tanımlanmışken, andırışmak fiili ise “Birbirine çok benzeyen iki şeyi karıştırmak” anlamına gelmektedir. Tanımlardan yola çıkarak iltibas; birbiri ile çeşitli yönlerden benzer olan iki şeyin, aralarındaki bu benzerlik hali nedeniyle karıştırılması olarak açıklanabilir.

Marka hukukundaki mülga 551 sayılı Markalar Kanunu 47/a-3. maddesinde “Başkasına ait tescilli bir markaya, toplu olarak bıraktığı umumi intiba itibariyle ilk bakışta kolayca tefrik edilemeyecek şekilde benzeyen ve bu sureyle iltibasa sebebiyet verecek bir markayı kullanan kimse, o markanın benzerini kullanmış sayılır.” açıklamasına yer verilmiştir. Ancak Sınai Mülkiyet Kanunu’nda iltibasa ilişkin olarak bir tanımlama bulunmamaktadır. Başbüyük ise iltibas suretiyle tecavüze neden olan benzer kullanımı; aynı yahut bağlantılı işletmelere ait olduğu konusunda karıştırma ihtimali yaratılması şeklinde tanımlamıştır.

İltibas Halleri ve Ortaya Çıkış Halleri

İltibas halinin tespiti konusunda irdelenecek hal; tescilli bir markaya ait işaretin aynısının benzer mal veya hizmetlerde kullanılarak veyahut benzer işaretin yine tescilli markaya ait aynı ya da benzer mal veya hizmetler üzerinde kullanılması sonucu karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmasıdır. Somut olaya göre değişecek bu ihtimalleri genel kapsamıyla aşağıda ele alacağız.

a. Benzer İşaret

Benzerlik kavramı tescilli marka ile tecavüz eylemini gerçekleştiren işaretin tıpa tıp aynı olması anlamına gelmeyip iki işaret arasındaki farklılıkların ilk bakışta fark edilmeyecek derecede birbirine benzemesidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bir kararında benzerliği; “Bir işaret, görsel, fonetik veya diğer bir açıdan farklı olsa bile, ‘’bütünsel’’ bir açıdan yaklaşıldığında herhangi bir sebeple müşteri gözünde başka bir marka ile bağlantısı varmış intibaı yaratarak onu çağrıştırıyorsa ve bu yüzden müşterinin mal veya hizmet tercihinde etkili oluyorsa, marka olarak tescili engellenebilir.” şeklinde açıklamıştır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi iltibas tehlikesi nedeniyle hükümsüzlüğe ilişkin kararında “NAPOLİTEN” ve “BUONO NAPOLİTEN” markaları arasında; emtia sınıflarının ve telaffuzlarının aynı olduğu, markalar arasında işaretsel benzerlik bulunduğu, dolayısıyla ortalama tüketiciler nezdinde iltibas yaratacağına karar vermiştir.

b. Benzer Mal veya Hizmet

Benzer mal veya hizmetlerin tek başına iltibas olgusuna neden olması mümkün değildir. Zira iltibas tehlikesinin belirlenmesinde temel olan iki marka arasındaki işaretlerin halk tarafından karıştırılmasıdır. Nitekim Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7/1-b maddesindeki “Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan” düzenleme de, mühim olanın halk yani ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olduğunu göstermektedir.

Konuyu Yargıtay’ın, ilk derece mahkemesinin “ALİVE FOREVER” ve “ALİFE” markaları arasında benzer mal veya hizmetler için karıştırılma ihtimali olduğuna yönelik onama kararı ile bitirmek isteriz. Kararda; “Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda; davalı şirket adına başvurusu yapılan 2013/32922 sayılı "ALİVE FOREVER" ibareli markanın, müvekkiline ait olup 2008’den beri kesintisiz olarak kullanılan ve bilinirlik kazandırılan "ALİFE" ibareli marka ve logo ile "A" ibareli diğer markalara benzediğini, müvekkili markaları ile iltibas yaratacak mahiyetteki bu başvurunun ilanına müvekkili tarafından yapılan itirazın, davalı kurum tarafından YİDK kararıyla reddedildiğini, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, anılan ibareyi görecek tüketicinin zihninde müvekkili şirketin "ALİFE" markasının canlanacağını ve logo bakımından da müvekkili şirkete ait diğer markaların ve hizmet sağlayıcıların aynı olarak algılanacağını…

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 2013/32922 sayılı davalı başvurusunun, 2008/63535, 2006/51770 ve 2007/17021 sayılı davacı markaları ile benzer olduğu, başvurunun kapsadığı 09 ve 35. sınıflar itibariyle mal ve hizmet listelerinin aynı tür ve doğrudan ilişkili bulunduğu, taraf markaları arasında bu mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nın 2015-M-6818 sayılı kararının iptaline, 2013/32922 sayılı "ɅLİVE FOREVER+Ʌ" ibareli markanın tescilli olduğu 09 ve 35. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.” ifadelerine yer verdikten sonra yerel mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığına hükmedilmiştir.

KAYNAKÇA

1- BAŞBÜYÜK İsa, Marka Hakkının İhlalinden Doğan Cezai Sorumluluk, Adalet Yayınevi Ankara 2018

2- KAYA Arslan, Marka Hukuku, İstanbul 2006

3- CENGİZ Dilek, Türk Hukukunda İltibas veya İktibas Suretiyle Marka Hakkına Tecavüz, İstanbul 1995

4- Yargıtay İçtiharları ( http://www.sinerjimevzuat.com.tr)

5- Türk Dil Kurumu Sözlüğü ( http://www.tdk.gov.tr/ )